Bu listede 3 karma (kültürel/doğal), 3 doğal ve 72 kültürel olmak üzere toplam 78 adet varlık bulunmaktadır.
Karain Mağarası (Antalya)Karain Mağarası, Anadolu ve Yakın Doğu tarihi açısından önemli bir paleolitik merkezdir. Anadolu’da bilinen en eski insan kalıntılarının yanısıra mağarada ortaya çıkarılan taşınabilir sanat ürünleri anadolu sanatının ilk örnekleridir.
Ahlat Eski Yerleşimi ve Mezar Taşları (Bitlis)Ahlat yerleşimi; Selçuklu dönemi taş işçiliği, inanışları ve yaşam biçimini en güzel şekilde yansıtan mezar taşlarıdır.
Alahan Manastırı (Mersin)Malzeme, tasarım ve yapıdaki süslemeleri ile Bizans Dönemi dini mimarisinin ender örneklerinden biridir.
Harran ve Şanlıurfa Yerleşimleri (Şanlıurfa)Peygamberler Şehri olarak bilinen Şanlıurfa, Yukarı Mezopotamya’nın bereketli ovalarında kurulmuş tarihi bir yerleşimdir ve yöresel mimari ve geleneksel taş işçiliğinin en güzel örnekleri olan çok sayıda tarihi, dini, resmi ve sivil mimari örnekleriyle bezenmiştir
İshakpaşa Sarayı (Ağrı)İshak Paşa Sarayı, Osmanlı mimarisinde Batı etkisinin görülebildiği, taş oymacılığı ve bezemelerinin İran’dan Anadolu Selçuklu devletine, Gürcistan’dan Kafkasya’ya kadar çok değişik kültürlerin izlerini taşır.
Konya Selçuklu Başkenti (Konya)Selçukluların Asya’dan getirdiği sanatsal öğelerin ve taş işçiliğinin en görkemli eserlerini barındırır.
Mardin Kültürel Peyzaj Alanı (Mardin) Mardin, Türkiye’nin güneydoğusunda, Suriye sınırında, Mezopotamya Ovasına hakim bir alanda kurulmuştur. Dicle ve Fırat nehirlerinin arasındaki “Bereketli Hilal” bölgesinde yer almaktadır.
Selçuklu Kervansarayları Denizli-Doğubayazıt Güzergâhı Orta Asya’daki göçebe Türk boylarının geleneksel yaşam biçiminden esinlenerek Selçuklu Dönemi kültür ve mimarisinde önemli bir yer tutmuş olan kervansaraylar ve hanlar en çok bu dönemde çeşitlenmiş ve Anadolu mimarisini de etkilemiştir.
St. Nicholas Kilisesi (Antalya)Bir Likya yerleşimi olan Myra antik kentinin parçası durumundaki St. Nicholas Kilisesi mimari üslubu ve süslemeleri ile orta Bizans dönemi kilise mimarisinin günümüze kadar ulaşmış en seçkin örneğidir.
St. Paul Kilisesi, St. Paul Kuyusu ve Çevresi (Mersin) St. Paul’un doğum yeri olarak bilinen Tarsus, verimli Çukurova’nın batısında yer almaktadır.
Sümela Manastırı (Trabzon)Altındere Vadisi’nin dik yamaçlarında doğal yapı ile bütünleşen manastır kompleksi; tasarım, malzeme, mimarlık ve işçilik açısından eşsiz bir yapı olarak UNESCO Dünya Miras Listesi’ne önerilecek adaylar arasında yer almaktadır.
Likya Uygarlığı Antik Kentleri (Antalya ve Muğla)Bu birlik tarihteki ilk demokratik birlik olup, günümüz demokratik sistemleri için de esin kaynağı olmuştur.
Perge Antik Kenti (Antalya) Geç Klasik Dönem’de akropoliste uygulanan plan, Helenistik Dönem içerisindeki genişlemeyle birlikte aşağı kente de taşınmıştır.
Sagalassos Antik Kenti (Burdur Sagalassos Antik Kenti, antik dönemde Pisidia olarak bilinen bölgede yer almaktadır.Ayrıca, en az bin yıllık seramik üretimi ile Sagalassos antik dönemlerdeki en uzun seramik üretimi merkezidir.
Beyşehir, Eşrefoğlu Camii (Konya)eşrefoğlu Emir Süleyman Bey tarafından yaptırılmıştır. Yapı, genel olarak Selçuklu geleneğini devam ettirmektedir.Çini mozaik mihrap ve kündekari tekniğinde yapılmış minber caminin önemli süsleme unsurlardır. Camiyi, ünik kılan özelliği ise büyük ölçüde özgün olan ahşap aksamı ve bu yüzeylerin üzerinde örneklerinin en başarılısı ve gösterişlisi olan kalem işleridir.
St. Pierre Kilisesi (Hatay) St. Pierre Kilisesi, Asi Nehri’nin batısında, Hac Dağı’nın batı eteklerinde yer alır. Kesin inşa tarihi bilinmemekle birlikte Aziz Petrus’un ilk kez vaaz verdiği yer olduğuna inanılan mağaranın dışına, Hıristiyanlığın Roma Devleti tarafından resmi din olarak kabul edilmesinden sonra yapılan eklemelerle kilise formunu kazanmıştır.
Aizanoi Antik Kenti (Kütahya) İli, Çavdarhisar İlçesi sınırları içersisinde yer alan Aizanoi Antik Kenti, Zeus Tapınağı, Stadyum- Tiyatro Kompleksi ve Macellumu ile Roma Döneminin en önemli kentlerindendir. Bir tepe üzerine kurulmuş olan ve şehrin önemli dinsel yapısı olarak görülen Zeus Tapınağı dünyanın en iyi korunmuş Zeus Tapınaklarından biridir. Etrafındaki sütunla çevrili mekânın üstünün mermer kirişlerle kaplı olması nedeniyle Zeus Tapınağı pseudodipteros plandaki tek örnektir. Şehrin kuzeyinde 13.500 kişi kapasiteli Stadyum ve 20.000 kişi kapasiteli Tiyatronun bir kompleks şeklinde yapılması antik dönemde Aizanoi’den başka hiçbir yerde görülmemektedir. M.S. 2. yüzyılın 2. yarısına tarihlenen Aizanoi Macellum’u, dünyanın ilk borsalarından biridir.
Beçin ortaçağ kenti (muğla)Muğla’nın Milas İlçesi’nin 5 km. kadar güneyinde yer alan Beçin, tarihi ve coğrafyasıyla Türk kültür tarihi açısından önemli bir yere sahiptir. Kent, başta Geometrik, Arkaik, Klasik dönemler olmak üzere Roma, Bizans, Menteşeoğulları ve Osmanlı gibi pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. Menteşeoğulları Beyliğine başkentlik yapmış olan kent, özellikle Beylikler döneminden kalma yapıları ile bu devrin Batı Anadolu mimarisi kadar, yöredeki ilk Türk iskanının biçim ve mahiyetini aydınlatacak niteliktedir.
Birgi Tarihi Kenti (İzmir) İzmir İli, Ödemiş İlçesi’nde yer alan Birgi, sırasıyla Frig Uygarlığı (MÖ 750-680), Lydia Uygarlığı (MÖ 680-546), Pers Krallığı, Bergama Krallığı, Roma ve Bizans İmparatorluğu hakimiyeti altında bulunmuştur. Kent Anadolu Beylikler döneminde, 13. ve 14. yüzyılda Aydınoğlu Beyliği’ne başkentlik yapmıştır. 1426 yılında ise kesin olarak Osmanlı hakimiyetine geçmiştir. Birgi, kendine has geleneksel mimari dokusunu günümüze kadar koruyabilmiş ender yerleşim yerlerinden biridir
Gordion (Ankara)Hitit İmparatorluğu’nun çöküşüyle birlikte yükselen Frigya ve Friglerin politik ve kültürel başkenti olmasıyla öne çıkmaktadır.
Hacı Bektaş Veli Türbesi (Nevşehir)Hacı Bektaş Veli’nin Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda ve Anadolu’nun Türkleşmesinde etkisi olmuştur.
Hekatomnos Anıt Mezarı Ve Kutsal Alanı (Muğla)**
Hekatomnos Anıt Mezarı ve Kutsal Alanı, Anadolu’nun güneybatısında yer alan Karya Bölgesi’nin en önemli kentlerinden olan Muğla İli’nin Milas İlçesi’nde yer almaktadır. Söz konusu Anıt Mezar ve Kutsal Alanı; Temenos Duvarı, Menandros Onur Sütunu, Podyum ve Mezardan (Taşıyıcı Oda, Mezar Odası, Lahit ve Dromos) oluşmaktadır. Antik dünyanın yedi harikasından biri sayılan ve günümüze “Mozole” (Mausoleum) kavramını taşıyan, “Halikarnas Mozolesi”nden (Halicarnassus Mausoleum) daha erken bir dönemde, aynı boyutlarda Mausolus’un babasına ait olan ve günümüze kadar ulaşabilmiş tek örnek olması bakımından Anıt, eşsizdir.
Niğde’nin Tarihi Anıtları (Niğde)
NSelçuklu mimari süslemesinin ilk örneklerini yansıtmaktadır. 1335 yılında kurulan Sungur Bey Camiinin özellikle kapılarında kullanılan kündekari ve kakma teknikleri ile kapı kanatlarında kullanılan kakma tekniği ilk örneklerdendir. Camiinin minberi ise sedef kakmalı ilk örneklerden biri olması açısından önemlidir.
Mamure Kalesi (Mersin)Türkiye’nin en büyük kaleleri arasında yer almaktadır. Ortaçağ dönemine ait bu kale Roma, Bizans, Selçuklu, Karamanlı ve Osmanlı Dönemlerine ait izleri taşıması nedeniyle benzerlerinden ayrışmaktadır.
Odunpazarı Tarihi Kent Merkezi (Eskişehir)Mevleviliğin dört yüz yıllık dönemine ev sahipliği yapmış olması ve kentin ve bölgenin kentsel ve demografik gelişiminde Mevlevilik yaşam ve gelenek kalıplarının büyük öneme sahip olması nedeniyle benzersizdir.
Yesemek Taşocağı Ve Heykel Atölyesi (Gaziantep)Yesemek sadece Eski Önasya’nın en büyük açık hava heykel atölyesi olmasından ve içinde hâlâ çok sayıda heykel taslağı bulunmasından dolayı değil, aynı zamanda bu atölyeden elde edilen bilgilerle, taş bloklarının taşocağından kesilmesinden,
Zeugma Arkeolojik Siti (Gaziantep)Şehirde Antiochus tarafından kutsanmış olan iki adet tapınağın, sinkretik kültler ve Kommagene Krallığı’nın hakim kültü tarafından temsil edilmesi nedeni ile Zeugma Kommagene’de ünik bir konuma sahip olmuştur.
Laodikeia Antik Kenti (Denizli)
Laodikeia, önemli arkeolojik kalıntılara sahiptir. Yaklaşık 5 kilometrekarelik alana yayılan Laodikeia’nın önemli ve günümüze kadar gelebilen yapıları içinde; Anadolu’nun en büyük stadyumu (ölçüleri 285×70 m.), 2 tiyatrosu, 4 hamam kompleksi, 5 agorası, 5 nymphaeumu, 2 anıtsal giriş kapısı, Bouleuterionu, tapınakları, Peristylli evleri, Latrina, kiliseleri ve anıtsal caddeleri sayılabilir. Kentin dört tarafını ise nekropol alanları çevirir. Laodikeia, Hıristiyanlık dünyası için çok önemlidir. Çünkü kent M.S. 4. yy.’dan itibaren Kutsal Hac Merkezi olma gibi dinsel bir özelliğe sahip olmuştur. Bu nedenle İncil’de adı geçen ve Laodikeia Kilisesi adına vahiy gönderilen bir kentte Laodikeia Kilisesi’nin ortaya çıkarılması, bu kutsallığı bir kat daha artırmaktadır. Kilise, Büyük Constantinus zamanında (M.S. 306-337), Hıristiyanlığın M.S. 313 yılında Milano Fermanı ile serbest olmasıyla birlikte yapılmıştır. Bu yönüyle Hıristiyanlık dünyasının en eski ve en önemli kutsal yapılarından biri olma özelliğini korumaktadır ve bu nedenle yapı bir hac kilisesidir.
Sardes Antik Kenti ve Bintepeler Lidya Tümülüsleri (Manisa)
Manisa İli, Salihli İlçesi, Sart Beldesi sınırları içerisinde yer alan Sardes Antik Kenti, Demir Çağı Lidya Krallığının başkentidir. Batı Anadolu’yu hakimiyeti altına almış bir imparatorluğun başkenti, sikkenin doğum yeri ve adı hayal bile edilemeyecek zenginlikle özdeşleşen Krezüs’ün (Karun) vatanı olan Sardes, antik dünyanın önde gelen şehirleri arasında yer almaktaydı. Şehir, kent planlaması konusunda emsalsiz olup, Mezopotamya dışındaki en büyük savunma duvarı ile çevrelenmiştir. Günümüze kadar koruna gelmiş olan dünyanın belki de en görkemli İon düzeni tapınaklarından birine ev sahipliği yapan antik kent, korunmuş Roma yapıları içerisinde anıtsal bir hamam-gymnasium kompleksi ve antik dünyanın en büyük havrasına sahiptir. Lidyalıların başkenti ve tek şehri olan Sardes’ten başka hiçbir şehir ortadan kalkmış bu uygarlıkla doğrudan bağlantılı değildir. Marmara Gölü’nün güney kenarında yer alan ve Lidya tümülüs mezarlık alanı olan Bin Tepeler, dünyanın en büyük tümülüs alanıdır. Lidya tümülüsleri, M.Ö. 6. ve 5. yüzyıllarda bu peyzajın önemini ortaya koyan unsurlardır. Kraliyet mezarlığı olarak Sardes’e sıkı bir şekilde bağlı olan Bin Tepe, daha erken ve daha geç dönemlere tarihlenen kalıntıları ile Lidya dönemine ait sadece bir mezarlık alanı değil, kültürün devamını gösteren bir anıttır.
Ceneviz Ticaret Yolu’nda Akdeniz’den Karadeniz’e Kadar Kale ve Surlu Yerleşimleri ege’de ise Cenevizliler döneminde önemli bir ticaret limanı olan ve kentin savunmasında önem taşıyan Foça Kalesi ile sağlamlığı ve görkemli yapısıyla dikkat çeken Çandarlı Kalesi sayılabilir.
Anavarza Antik Kenti (Adana) [2014] Anavarza’da bulunan önemli kalıntılar arasında, 1500 metre uzunluğunda 20 burçlu sur duvarı, sütunlu yol, hamam ve kilise, tiyatro, amfiteatr, stadyum, suyolları, kaya mezarları, M.S. 3. yy.’a ait deniz tanrıçası Thetys mozaiği, Kilikya Bölgesi’ndeki tek örnek olan 3 girişli zafer takı ve ovanın ortasında bir ada gibi yükselen tepe üzerindeki Ortaçağ kalesi yer almaktadır. İmparator Nero döneminde Roma ordusunda görev yapan, yazmış olduğu De Materia Medica isimli beş ciltlik eserin 18. yy.’a kadar bütün modern ülkelerin tıp fakültelerinde temel eserlerden biri olarak okutulan, dünyaca ünlü farmakolog Dioskurides’in Anavarzalı olması da kentin dünya bilim tarihine katkısı açısından dikkate değerdir. Kaunos Antik Kenti (Muğla) [2014]
Kaunos Antik kenti, Muğla ili Köyceğiz ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Diğer antik kentlerden ayrılan en belirgin özelliği kaya mezarlarıdır.
Korykos Antik Kenti (Mersin) [2014]
500 yıl boyunca zeytin üretiminde ve zeytinyağı ve şarap ticaretinde öne çıkan bir kent konumuna gelmiştir. Bugün ise Dağlık Kilikya’nın en iyi korunmuş antik kentlerinden biridir. Alana yayılmış 14 adet kilise bölgedeki mimari üsluplardan etkilenmiş olmalarının yanı sıra kendilerine özgü yerel bir karakter taşımaları; surların 10 km kuzeyinde yer alan ve yönetici sınıfın anıt mezarları niteliğindeki Adamkayalar ise dönemin günlük yaşantısına ışık tutan 11 adet rölyefi nedeniyle Korykos’u benzer nitelikli diğer antik kentlerden ayıran en önemli unsurlardır.
Arslantepe Arkeolojik Alanı (Malatya) [2014]Roma köyü olarak kullanılmış ve daha sonra Bizans Nekropolü (mezarlık) olarak yerleşimini tamamlamıştır.Sarayın koridor duvarları baskı motif ve duvar resimleri ile bezenmiştir.
Arslantepe Arkeolojik Alanı (Malatya) [2014]Binanın çeşitli bölümlerinde çok sayıda mühür baskısının bulunması, idari etkinliklerin yoğunluğunu ve bu işlerde, malları depolardan alma ve mühürleme yetkisi bulunan çok sayıda memurun çalıştığını ortaya koymaktadır. Duvarlardaki zengin bezeme ve kabartmalar da gücü simgelemektedir.
Kültepe Arkeolojik Alanı (Kayseri) [2014]kültepe-Kaniş’te 1948 yılından itibaren sürdürülen bilimsel arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan 23.500 çivi yazılı tablet ve zarf Anadolu’nun ilk yazılı belgeleri olmaları itibariyle, Anadolu’da “tarihi devirleri” başlatmaktadır.
Çanakkale ve Gelibolu 1. Dünya Savaşı Alanları (Çanakkale) [2014]Çanakkale ve Gelibolu 1. Dünya Savaşı alanları, dünya tarihini etkileyen önemli noktalardan biri olarak kabul edilmiş
Eflatunpınar: Hitit Su Anıtı (Konya) [2014
Özgün taş işçiliği, kabartmalardaki kompozisyon ve bir açık hava tapınağı olarak düzenlenmesi ile Hitit Uygarlığı’nın diğer kaya anıtlarından ayrılan Eflatun Pınar Anıtı, doğal kaya üzerine yapılmamış, birbirine uygun olarak kesilmiş andezit blokların titizlikle birleştirilmesi ile inşa edilmiştir.
İznik (Bursa) [2014]İznik ya da tarihi adıyla Nikaia, Bursa İli sınırlarında, İznik Gölü’nün doğusunda, etrafı dağlarla çevrili verimli bir ova üzerinde kuruludur. Prehistorik çağlardan itibaren yerleşim izlerinin günümüze ulaştığı kentin, M.Ö 316 yılında, Makedonya imparatoru İskender’in generallerinden Antigonos tarafından kurulduğu bilinmektedirTürk çini sanatı en parlak dönemini yaşamıştır.
Mahmutbey Camii (Kastamonu) [2014]Mahmut Bey Camii, Anadolu’daki ahşap tavanlı ve ahşap destekli camilerin ender örneklerinden biridir.
Ahi Evran Türbesi (Kırşehir) [2014]bugünkü birçok esnaf, sanat ve ticaret kurumunun örgütlenmesine temel olmuştur.
Vespasianus-TitusTüneli (Hatay) [2014]Antik dönemde, bir akarsuyun hemen bütün akışının içinden geçirildiği, en büyük boyutlu tünel Vespasianus-Titus tünelidir.
Zeynel Abidin Camii ve Mor Yakup Kilisesi (Mardin) [2014] Zeynel Abidin Cami Külliyesi; Cami külliyesinde yer alan türbelerdeki Zeynel Abidin ve kız kardeşi Sitti Zeynep, Hz. Muhammed’in 13. kuşaktan torunları olup tüm İslam aleminde kutsal sayılmaktadırlar. Türbe üzerindeki kitabeye göre cami 12. yüzyılda yapılmıştır.
Mor Yakup Kilisesi; Zeynel Abidin Caminin sadece 100 metre doğusunda yer almaktadır. Yukarı Mezopotamya bölgesindeki en eski kiliselerden biri olarak bilinen bu kilise, MS 309 yılında Nusaybin piskoposluğuna getirilen Mor Yakup tarafından 313 yılında inşa ettirilmeye başlanmıştır.
Anadolu Selçuklu Medreseleri (Erzurum, Sivas, Kayseri, Konya ve Kırşehir) [2014] Türk-İslam Sanatı’nda ayrı bir yere sahip olan “Anadolu Selçuklu Medreseleri” adlı UNESCO Dünya Miras Geçici Liste Adaylık Dosyası; Konya’daki İnce Minareli Medrese ve Karatay Medresesi, Sivas’taki Çifte Minareli Medrese, Gök Medrese ve Buruciye Medresesi, Erzurum’daki Yakutiye Medresesi ve Çifte Minareli Medrese, Kayseri’deki Sahibiye Medresesi ve Çifte Medrese ile Kırşehir’deki Cacabey Medresesi’nden oluşmaktadır.
Akdamar Anıt Müzesi (Kilisesi), Van’ın Gevaş ilçesi yakınlarında, Van Gölü’nün ikinci büyük adası olan Akdamar Adası’nda bulunmaktadır.İncil ve Tevrat’tan alınan dini sahneler, Hz. İsa ve Meryem, havariler, peygamberler, Ermeni asiller, saray yaşantısı, av sahneleri, günlük hayattan figürler, çeşitli hayvan, meyve, bitkisel ve geometrik motifler tasvir edilmiştir.
Dağlık Frigya Vadisi (Kütahya, Afyon ve Eskişehir) [2015]Frig dönemi kaya anıtlarının ortak özellikleri; bezemelerindeki ve süslemelerindeki zenginlik, mimariye tanıştırılan üçgen alınlık ve içerisinde Ana Tanrıça heykeli bulunan kaya nişleridir. Ana Tanrıça adına inşa edilmiş olmaları nedeniyle de Anadolu’daki benzerlerinden ayrılmaktadır. Frig dönemi kaya anıtlarının en özgün örneklerinin yoğun bir şekilde yer aldığı Dağlık Frigya Bölgesi, Frig uygarlığının dini ritüellerine ve sosyal hayatına ilişkin izler barındırması nedeniyle evrensel değer taşımaktadır.
Antik Aspendos Kenti Tiyatrosu ve Su Kemerleri (Antalya) [2015]Kentte tespit edilebilen en erken dönem yapı kalıntısı, agoranın doğusunda bulunan üç katlı market binasıdır. Diğer yapılar Roma ve Roma sonrası dönemindendir. Bu yapılar arasında iki katlı ikinci bir market binası, Hristiyanlık bazilikası, çeşme, odeon, anıtsal bir kapı, tapınak, su kemerleri, Roma hamamları ve tiyatronun yanı sıra Osmanlı dönemi inşa edilen bir de köprü bulunmaktadır. Aspendos’un en önemli yapılarından biri olan su kemerlerinin sifonları ünik olup en çok üzerinde çalışılan yapı olmuştur. Dünyanın en iyi koruna gelmektedir
Yıldız Saray Kompleksi (İstanbul) [2015] İstanbul’un Beşiktaş İlçesinin Yıldız tepesinde, yaklaşık 500.000 m2’lik bir alanı kaplayan bahçe ve koruluklar içine yerleştirilmiş köşkler, kasırlar ile yönetim ve servis yapılarından oluşan Yıldız Saray kompleksi, Osmanlı saray mimarisinin son örneğini oluşturur.
Stratonikeia Antik Kenti (Muğla) [2015]Ölümsüz aşkların ve gladyatörlerin kenti olarak bilinen Stratonikeia, Muğla İli, Yatağan İlçesi’nin 7 km batısında, Eskihisar Köyü sınırları içinde yer alır. Geç Tunç Çağı’ndan günümüze kadar kesintisiz yerleşime sahne olan kente, M.Ö. 3. yy’ın ilk çeyreğinde Seleukos kralı I. Antiokhos tarafından karısı Stratonike’nin adı verilmiştir. Hellenistik Dönem boyunca, Seleukos, Ptolemaios, Makedonyalılar, Rodos ve Roma arasında el değiştiren Stratonikeia, M.Ö. 130/129 yılında tamamen Roma’ya bağlanmıştır. Anadolu’nun fethinden sonra Türk hâkimiyetine giren kentte Beylikler, Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemi’nde de yerleşim devam etmiştir. 1957 yılındaki deprem sonrasında yeni yerleşim alanına taşınan Eskihisar Köyü’nde halen tarihi köy evlerinde yaşayan birkaç aile bulunmaktadır.
Uzunköprü (Edirne) [2015]Uzunköprü, Edirne İli, Uzunköprü İlçesi, Ergene Nehri üzerinde, Osmanlı Devletinin altıncı padişahı Sultan II. Murat döneminde, Mimar Muslihiddin tarafından, 1427-1443 yılları arasında inşa edilmiştir. 1270,41 m. uzunluğu ve 174 kemeri ile dünyanın günümüze ulaşan en uzun taş köprüsü olma özelliğine sahiptir. Köprünün üç kemerinin, aradan geçen süre içerisinde bugünkü Uzunköprü ilçe merkezine bağlanan yolun altında kaldığı düşünülmektedir.
Eshab-ı Kehf (Kahramanmaraş) [2015]Doğu Roma İmparatoru II. Theodosius döneminde (M.S. 408-450) huzur ortamında uyanırlar. İmparator, yedi kişinin yaşadığı deneyimin derin anlamından etkilenir; anılarına kutsal bir mezar yapılmasını emreder. Afşin Eshab-ı Kehf Mağarası ve Külliyesi, Afşin İlçesi’nin kuzey batısında ve merkeze yaklaşık 7 km uzaklıkta Bencilüs Tepesi üzerinde yer almaktadır.
Mudurnu Tarihi Ahi Kenti (Bolu) [2015] Erken Osmanlı dini felsefesi olarak Ahilik Anadolu’ya özgü bir gelenektir ve Anadolu’da Türk egemenliğinin ve kültürünün gelişme sürecinde kilit rol oynamıştır. 14. yüzyıldan bu yana Mudurnu’nun sosyal ve fiziksel dokusunda yaşamakta olan Ahilik geleneğinin kentsel çevredeki yansıması açıkça izlenebilmektedir. Ahiliğin sosyal dokudaki en belirgin yansımaları, tarihi çarşıda (Arasta) 700 yıldır devam etmekte olan Esnaf Duası (veya Bereket Duası) geleneği ve Mudurnu’nun köklü kent kültürüdür. Ahiliğin kentin fiziksel dokusundaki yansıması ise, Mudurnu’nun önemli kervan yollarının kavşağında yer almasına ve Ahi esnafının örgütlenmesine dayalı ticari üretimin yarattığı birikim ile gerçekleşen yapılaşmada izlenmektedir.
İsmail Fakirullah Türbesi (Siirt) [2015]astronomi ve mimari açıdan büyük bir bilim harikasına imza atmıştır.
Sultan II. Beyazıd Han Külliyesi (Edirne) [2016]Osmanlı İmparatorluğu’nun ikinci başkenti Edirne’de 1484-1488 yıllarında inşa edilen Sultan II. Beyazıd Han Külliyesi; tıp medresesi, imaret, darüşşifa, cami, hamam, mutfak ve erzak depolarından oluşan bölümleri ile büyük bir yerleşke içinde, toplumun tüm sosyal ihtiyaçlarına cevap verecek bir sağlık merkezi olarak tasarlanmıştır.
Nuruosmaniye Külliyesi (İstanbul) [2016]
İstanbul’un önemli ticaret merkezlerinden Kapalıçarşı girişinde, 1748-1755 yıllarında inşa edilen Nuruosmaniye Külliyesi; medrese, imarethane, kütüphane, türbe, çeşme ve sebilden oluşmaktadır.
18. Yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun batı ile artan diplomatik, kültürel ve ticari ilişkilerinin bir yansıması olarak Osmanlı başkentinde Avrupa Barok ve Rokoko tarzlarının etkisinin görülmeye başladığı bir dönemde inşa edilen Külliye; mekâna hâkim ana kubbesi, Hünkâr Mahfili, eğrisel kemerleri ile klasik Osmanlı formuyla batı mimari ve süsleme detaylarının en iyi şekilde sentezlendiği bir yapı olması nedeniyle üniktir.
Kibyra Antik Kenti (Burdur) [2016]
Kibyra kent planlaması ve yapılarıyla birlikte, çeşitli endüstri kollarından gelen zenginlikle desteklenen güçlü bir orduya ve adalet sistemine sahip Romalılaşmış bir doğu şehrinin iyi bir örneğini sunmaktadır.
Odeon’un orkestra bölümünde dünya çapında benzersiz bir Medusa mozaiğine ev sahipliği yapmaktadır.
Van Kalesi (Van) [2016]
Urartuların MÖ. 9. yüzyıldan itibaren 250 yıl hüküm sürdüğü Van Kalesi, başkent niteliğiyle Demir Çağı Anadolu’sunun en ünik ve etkileyici kentidir.
Yivli Minare Camii (Antalya) [2016]
Anadolu Selçuklu Hükümdarı 1. Alaaddin Keykubat tarafından 1230 yılında inşa ettirilen Yivli Minare Camii, Anadolu Türk Mimarisinde benzeri olmayan yivli minaresinin formuyla dikkat çekmektedir.
Bunun yanında, altı kubbeli ibadet mekanı ile Anadolu’daki çok kubbeli cami tipinin günümüze ulaşan en eski örneği olduğu kabul edilmektedir.
Sivrihisar Ulu Camii (Eskişehir) [2016]
Sivrihisarlı kadı Leşker Emir Celaleddin Ali tarafından 1231-1232 yıllarında inşa ettirilen Sivrihisar Ulu Camii, Anadolu’da sayıları fazla olmayan ahşap direkli ve ahşap tavanlı camilerin en önemli temsilcilerinden biridir.
Ahşap sütunları üzerindeki oyma ve kabartmalar ile ince işçilikli ahşap minberi dikkat çekicidir.
Bodrum Kalesi (Muğla) [2016]
Bodrum Kalesi Saint John Şövalyeleri tarafından Zephyirion olarak bilinen eskiden ada ancak günümüzde yarımada konumundaki bölgeye inşa edilmiştir. Bodrum Kalesi, Şövalyeler Döneminin orijinal plan ve karakterini korumakta ve Gotik mimari özelliklerini yansıtmaktadır.
Kale, Anadolu’da St. John şövalyelerine ait iyi korunmuş tek örnektir. Ayrıca dünyanın en iyi korunmuş Ortaçağ anıtlarından biridir ve yekpare bir miras olarak ayaktadır.
Silvan Malabadi Köprüsü (Diyarbakır) [2016]
1147 tarihli inşa kitabesine göre, Timurtaş b. İlgazi b. Artuk tarafından Artukoğulları Döneminde inşa ettirilen ve 12. yy. Selçuklu Dönemi anıtsal mühendislik-mimarlık başyapıtlarından olan tarihi Malabadi Köprüsü, 40.86 m açıklığındaki sivri ana kemeri ile dünyanın günümüze ulaşan en büyük kemer açıklığına sahip taş kemer köprüsüdür.
Hacıbayram Camii (Ankara) [2016]
Hacı Bayram Camii ve Türbesi taşıdığı mimari özelliklerin yanı sıra 15. yüzyıldan itibaren Bayrami Tarikatının Anadolu’da yayılması ile ilgili olması açısından anıtsal bir örnek oluşturmaktadır. Bu anlamda, özellikle Anadolu’da yaygın olan bir dini inanışa ait tüm öğeleri ile onu yansıtan mimari bir delil teşkil etmektedir.
Ayrıca, Hacı Bayram Camii ve çevresinin farklı kültürlere ve dönemlere ait barındırdığı katmanlar: örneğin Roma Dönemine ait Augustus Tapınağı, Hacı Bayram Camii ve Türbesinin birlikteliği bu alanın çok kültürlü evrensel değerinin somut kanıtıdır.
Assos Arkeolojik Alanı (Çanakkale) [2017]Ege Denizi kıyısında volkanik bir kayalık üzerine kurulmuş olan Assos, Çanakkale İli, Ayvacık İlçesine 17 kilometre uzaklıkta bulunan Behramkale Köyü sınırları içinde yer almaktadır. Kent ilk olarak M.Ö. 2. binde iskân edilmiş ve M.Ö. 7. yüzyılda Lesbos adasındaki Methymna kentinden gelen göçmenlerle gelişmiştir. Assos’ta M.Ö. 4. yüzyılda banker Eubulus’un kölesi Hermeias’ın tiranlığı yönetiminde büyük imar faaliyetleri gerçekleştirilmiştir. Hermeias’ın dostu Aristoteles, M.Ö. 347-345 yılları arasında Assos’ta yaşamış ve burada bir felsefe okulu kurmuştur. Hellenistik Çağ sonrasında Roma ile iyi ilişkiler kuran Assos halkı, sikke basma ve şehrin siyasi geleneklerini sürdürme imkânını elde etmiştir. M.S. 56/57’de Aziz Paulos’un Assos’u ziyaret etmesi kent tarihi için önem taşımaktadır
Ayvalık Endüstriyel Peyzajı (Balıkesir) [2017]Alibey (Cunda) Adası dâhil olmak üzere toplam 22 adadan oluşan takımadaların kıyı ve denizle birlikte ördüğü morfolojik özelliklerin yarattığı doğal ve estetik güzelliklerin birlikte bir bütün oluşturduğu olağanüstü bir değere sahiptir
İvriz Kültürel Peyzajı (Konya) [2017]
Konya’nın Halkapınar ilçe merkezinin 4 km. güneyinde bulunan “İvriz Kültürel Peyzajı” Geç Tunç Çağı’ndan Geç Antik Dönem’e kadar kullanılmış olağanüstü değerlere sahip bir peyzaj alanıdır. Senenin belirli aylarında yerden sızan su kaynakları burada Hitit Dönemi’nden itibaren kutsal su alanının oluşmasına neden olmuştur. Hititler doğal peyzajı kendi inançlarına entegre ederek kültürel bir peyzaj oluşturmuştur.
Harput Tarihi Kenti (Elazığ) [2018]
Harput, Doğu Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Fırat Bölümü’nün güneyinde yer alır. “Harput Platosu’’olarak adlandırılan yüksek kütlenin güney kenarına kurulmuştur. Harput ve çevresinde yapılan kazı ve araştırmalara göre ilk yerleşim Paleolitik Çağ’a kadar inmektedir. Harput, ilkçağdan itibaren Anadolu’nun önemli yerleşim merkezlerinden biri olmuş,
Anadolu’daki Ahşap Tavanlı ve Ahşap Destekli Camiler (Konya, Kastamonu, Eskişehir, Afyonkarahisar, Ankara) [2018]
Mimari malzeme olarak genellikle kesme taşın kullanıldığı Anadolu-Türk mimarisinde, ahşap tavanlı olan ve bu tavanın ahşap desteklerle taşındığı camiler, özel bir yapı grubunu oluşturmaktadır. 13. ve 14. yüzyılda özellikle Anadolu’nun iç ve batı bölgelerinde inşa edilen bu yapılardaki ahşap kullanımı, Türklerin Orta Asya ve Horasan bölgesindeki mimari üslubunu hatırlatmaktadır. Yapı içlerindeki ahşap yüzeylerin “kalem işi” adı verilen süslemelerle bezeli olduğu bu camiler, dıştan sade görünümlerine karşın renkli bir iç mekana sahiptir.
Konya’nın Beyşehir ilçesindeki Eşrefoğlu Camii, Kastamonu’nun Kasaba Köyü’ndeki Mahmut Bey Camii, Eskişehir’in Sivrihisar ilçesindeki Ulu Cami, Afyonkarahisar’daki Ulu Cami ile Ankara’daki Arslanhane Camii, “Anadolu’daki Ahşap Tavanlı ve Ahşap Destekli Camiler”in en üstün örnekleridir.
Justinianus Köprüsü (Sakarya) [2018]
Justinianus Köprüsü, diğer adıyla Beşköprü, kuzeybatı Anadolu’daki antik Bithynia bölgesi sınırları içerisinde yer alan 350 metre uzunluğa sahip görkemli bir köprüdür.
Geç Roma ve Erken Bizans Döneminin en önemli imparatorlarından birisi olan İmparator Justinianus I (527-565) tarafından inşa ettirilen köprü; döneminin mimari ve teknik uzmanlığının olağanüstü bir temsilcisidir.
Gaziantep Yeraltı Su Sistemleri: Kasteller ve Livaslar (Gaziantep) [2018]ivaslar; dünya üzerinde kurak iklime sahip Meksika’dan Çin’e kadar birçok yerde görülen ve literatürde daha çok “qanât” adıyla bilinen yer altı su kanallarıyla benzer yapım teknolojisine sahiptir. Bununla birlikte sadece su taşımada değil; suyun kent içinde dağılımında da kullanılan livaslar, boyutu ve kentteki birçok yapıya su sağlayan biçimlenmesi ile özeldirler
Anadolu Türk Mirasının Erken Dönemi: Niksar, Danişmend Hanedanının Başkenti (Tokat) [2018]
Gelecek yüzyıllarda Anadolu Türk-İslam Medeniyeti olarak tanınan ‘’kültürel katmanın’’ ilk ve öncü eserleri bu dönemde, Anadolu’nun farklı kent ve kasabalarında üretilmiştir. Niksar bu kent ve kasabalar içinde sahip olduğu kültürel varlıkların yoğunluğu ve önemleri itibari ile ayrıcalıklı bir konuma sahiptir.
- Neredeyim :
Priene Arkeolojik Alanı (Aydın) [2018]
m.Ö. 7. yüzyıl ortalarında rastlanmaktadır. Priene M.Ö. 645-546 yılları arasında Lydia, sonrasında Pers egemenliğine girmiştir. Antik Çağ’ın yedi ünlü bilgesinden biri olan Bias, M.Ö. 6. yüzyılda Priene’de yaşamıştır. Priene, İon kentlerinin Pers egemenliğinden kurtulmak için başlattıkları İon İsyanı’na (M.Ö. 500/499) katılmış ve M.Ö. 5. yüzyılda Attika-Delos Deniz Birliği’nde yer almıştır. Kentin Arkaik ve Klasik dönemlerdeki yeri bilinmemektedir.Bizans döneminde Piskoposluk merkezi haline gelen kent, M.S. 13. yüzyılda tamamen terkedilmiştir.
Geç Klasik ve Helenistik dönemden kalma türünün en iyi korunmuş örneklerden biri olarak Priene’nin evleri, yerleşim tarihi hakkında önemli bilgiler sunmakta olup, kent bu yönüyle “Anadolu’nun Pompei’si” olarak tanımlanmaktadır.
Sarıkaya Roma Hamamı (Yozgat) [2018] Basilica Therma olarak değiştirilmiştir. M.S. 451 yılına kadar Basilica Therma bir piskoposluk merkezi olmuştur.
Güllük Dağı-Termessos Milli Parkı (Antalya)Denizden yaklaşık 1050 m. yükseklikte Antalya’nın kuzeyinde dağlar arasında gizli Termessos (Güllük Dağı Milli Parkı) antik kenti, yerleşim biçimi, savunma sistemleri ile doğanın sunduğu olanakları en iyi şekilde kullanan kentlerden biridi
Kekova (Antalya)Akdeniz Bölgesinde yer alan Kekova Adası, arkeolojik Üçağız ve Kaleköy yerleşmeleri ve adayı çevreleyen batık kent
Sarıkaya Roma Hamamı (Yozgat) [2018]Basilica Therma olarak adlandırılan hamam yapısı Yozgat İli, Sarıkaya İlçesi, Kaplıca Mahallesi’nde yer almakta olup Roma Dönemi’nde (M.S 2.yy’da) bölgede bulunan ve Aquae Sarvenae olarak adlandırılan termal kaynağın üzerine inşa edilmiştir. Roma mimarisinin Anadolu’da korunmuş olan en ünik termal hamam yapısıdır
Tuz Gölü Özel Çevre Koruma Alanı
Ankara, Konya ve Aksaray illeri ile çevrili olan Tuz Gölü, Van Gölü’nden sonra Türkiye’nin ikinci büyük gölüdür
Kızılırmak Deltası (Samsun) [2016]
Samsun Kızılırmak Deltası, yaklaşık 350 adet kuş türü, manda, yılkı, balık, sürüngen vb. çeşitleri yanında zengin bitki örtüsüyle korunmaya değer bir habitatı içerisinde bulundurmaktadır.





























